Umuda davet
Afrikalıların gözündeki yaş, dünyanın başka kıtasındaki bir kadının elmasları demekse o elmaslara kan bulaşmıştır. O taşlara bela, azap ve Allahın kahrı karışmıştır. Gün gelir anlar kadın, tacını süsleyen elmasların ondan intikam aldığını. Bir kadının çaresizliği, dünyanın başka kıtasındaki bir adamın şöhreti demekse o şöhrete gözyaşı karışmıştır. O şöhrete bela, azap ve Allahın kahrı karışmıştır. Bir gün anlar adam, çaresizliğin anlamını. Bir çocuğun elinden alınanlar, dünyanın başka kıtasındaki bir adamın malikanesi demekse o malikanenin temeline intikam yerleşmiştir. O binada yaşayanlara bela, azap ve Allahın kahrı yapışmıştır. Her şeyin sahibi olan Allah, mazlumun intikamını en korkunç şekilde ve ansızın alacaktır. Evlerden çalınan huzur, dünyanın başka kıtasındaki bir adamın neşesi demekse o neşeye hastalık, rezillik ve Allahın kahrı karışmıştır. Bir gün öder adam hırsızlığın bedelini. Yalanlarla meşgul edilen vicdan, dünyanın başka kıtasındaki bir adam...