Çocuklar ağlamasın diye
Küçücük bedeni soğuktan titrerken dünden beri bir şey yiyemeği için yarı baygın haldeydi. Tanımadığı insanlarla bu hasarlı binada yaşam mücadelesi veriyordu. Gazze'de evi ve ailesi bombalarla parçalanmış yüzlerce çocuktan biriydi o. Etraftaki diğer savaş mağdurları yıkılan evden sadece küçük çocuğu çıkarabilmişlerdi. Ailenin diğer fertlerine hiç ulaşamadılar. Küçük çocuk bunları neden yaşadığını bilmese de alışmıştı bomba seslerine, insanlarin feryat figan çığlıklarına, açlığa, susuzluğa, çaresizliğe. Bir tek annesinin yokluğuna alışamıyordu. Annesi ne vakit aklına gelse sessiz sessiz ağlıyordu. Öldü dediler annesi için. Çocuk inanmak istemedi bu acıya, annesinin kokusu her daim burnundaydı, annesi yakındaydı. Yıkılan evlerinin altından kalkıp gelecek yine onu kucağına alacak, öpecek, gülümseyecekti. Bu hayallerin sıcaklığıyla birkaç hafta yaşama tutunabildi. Annesi gelemedi ama soğuktan donarak annesinin yanına gitti küçük çocuk. Aynı günlerde...