Umuda davet
Afrikalıların gözündeki yaş, dünyanın başka kıtasındaki bir kadının elmasları demekse o elmaslara kan bulaşmıştır. O taşlara bela, azap ve Allahın kahrı karışmıştır. Gün gelir anlar kadın, tacını süsleyen elmasların ondan intikam aldığını.
Bir kadının çaresizliği, dünyanın başka kıtasındaki bir adamın şöhreti demekse o şöhrete gözyaşı karışmıştır. O şöhrete bela, azap ve Allahın kahrı karışmıştır. Bir gün anlar adam, çaresizliğin anlamını.
Bir çocuğun elinden alınanlar, dünyanın başka kıtasındaki bir adamın malikanesi demekse o malikanenin temeline intikam yerleşmiştir. O binada yaşayanlara bela, azap ve Allahın kahrı yapışmıştır. Her şeyin sahibi olan Allah, mazlumun intikamını en korkunç şekilde ve ansızın alacaktır.
Evlerden çalınan huzur, dünyanın başka kıtasındaki bir adamın neşesi demekse o neşeye hastalık, rezillik ve Allahın kahrı karışmıştır. Bir gün öder adam hırsızlığın bedelini.
Yalanlarla meşgul edilen vicdan, dünyanın başka kıtasındaki bir adamın arabaları bir kadının elbiseleri demekse; Allah'ın gazabı onların peşini hiç bırakmayacaktır. O materyallere bela, azap ve Allahın kahrı karışmıştır.
Tutsak edilmiş masumlar, dünyanın başka kıtasındaki bir adamın eğlencesi ise o eğlenceye bela, azap ve Allah'ın kahrı karışmıştır. Bir gün anlar adam, eğlenceli her şeyin kendi acılarında boğulduğunu.
Gözleri kör edilmiş ve bu yüzden yolda kaybolmuş insanlar, dünyanın başka kıtasındaki bir adamın umurunda değillerse, en ihtiyacı olduğu anda anlar adam aslında kimse tarafindan umursanmadığını. Allah'ın korkunç bir intikam aldığını.
Dünyanın tüm kıtalarındaki acılar, haksızlıklar, umutsuzluklar, yıkımlar dünyanın başka kıtalarındaki kadınların ve adamların lezzetli yemeklerle dolu masalarını doldurmuşsa, o masalara bir gün ansızın Allahın öfkesi ulaşır. Allah, Kahhar ismi şerifiyle her an mutlak galip gelendir. Şeytanın dahi sahibi odur.
Yorumlar
Yorum Gönder