Çocuklar ağlamasın diye

 


Küçücük bedeni soğuktan titrerken dünden beri bir şey yiyemeği için yarı baygın haldeydi. Tanımadığı  insanlarla bu hasarlı binada  yaşam mücadelesi veriyordu. Gazze'de evi ve ailesi bombalarla parçalanmış yüzlerce çocuktan biriydi o. Etraftaki diğer savaş mağdurları yıkılan evden sadece küçük çocuğu çıkarabilmişlerdi. Ailenin diğer fertlerine hiç ulaşamadılar.Küçük çocuk bunları neden yaşadığını bilmese de alışmıştı bomba seslerine,  insanlarin feryat figan çığlıklarına, açlığa, susuzluğa,  çaresizliğe. Bir tek annesinin yokluğuna alışamıyordu. Annesi ne vakit aklına gelse sessiz sessiz ağlıyordu. Öldü dediler annesi için. Çocuk inanmak istemedi bu acıya, annesinin kokusu her daim burnundaydı, annesi yakındaydı. Yıkılan evlerinin altından kalkıp gelecek yine onu kucağına alacak, öpecek, gülümseyecekti. Bu hayallerin sıcaklığıyla birkaç hafta yaşama  tutunabildi. Annesi gelemedi ama soğuktan donarak annesinin yanına gitti küçük çocuk. 

Aynı günlerde başka bir küçük çocuk da İsrail'de annesini bekliyordu.  İlk defa silah sesi duyduğu o gün, annesiyle doğada yürüyüşündeydi. Annesi o tatlı sesiyle şarkılar söylerken küçük çocuk ona eşlik ediyor, gülüşüp eğlenerek güneşli günün tadını çıkarıyorlardı. Eve geri döndüklerinde annesinin dün akşam yaptığı kurabiyeleri yiyeceklerdi.Neşeli gün devam ederken ansızın gök gürültüsünden daha korkunç seslerle irkildi çocuk. Duyduğu seslerin silah sesi ve bomba gürültüsü olduğunu sonraki günlerde televizyondan öğrendi. Onlara doğru gelen motisikletli adamları gördüler. Annesi korkuyla çocuğunu kucağına aldı ve en yakındaki ağacın dalına oturttu. Yaprakların arasına saklan ve sakin ses çıkarma, hiç korkma, hepsi bitecek,  evimize geri gidecegiz dedi. Çocuk ne olduğunu anlayamamıştı. Ürkek bir kuş gibi saklandı ağaç dallarının arasına. Adamlar geldiler ve annesi ağlayıp inlerken onu zorla götürdüler. Küçük çocuk çok korktu,, bir şey diyemedi. Saatler sonra görevliler onu bulduğunda yarı baygındı. 

Ne o gün ne de sonrasında küçük çocuk hiç kurabiye yemedi. Evinde babası ve kardeşleriyle birlikte annesinin geri döneceği günü kaygıyla ve ağlayarak bekliyor.

 Annelerin ortak lisanıdır "çocuk". Bir anne başka bir annenin üzüntüsünü de sevincini de anlar. Bu yazi mutlu bir anne tarafindan tum zalim adamlara yazılmıştır. Belki eskiden küçük birer çocuk olduklarını ve annelerini ne kadar çok sevdiklerini hatırlarlar ve yaşattıkları acılara son verirler diye. 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kurtarın o çocukları

İlk öğretmenime sevgiyle

Rüyalar gerçek midir