Müslümanlar, Hristiyanlar, Museviler, Budistler ve diğerleri
Adamın biri, yolunu kaybetmiş bir kadın gördü ve yanına gitti, yardıma ihtiyacınız var mı, dedi. Kadın korkmuştu, onu teselli etti endişelenmeyin dedi. Güven veren bir dost gibiydi, biraz su içmek ister misiniz ferahlatır, dedi. Kadın kendini iyi hissedinceye kadar ayrılmadı yanından.
Bir kadın, çocuğunun doğum günü partisinde şiddetlice ve sık sık öksüren bir başka çocuğu hemen fark etti. Çocuğun yanına gitti. Elini şefkatle çocuğun anlına dayayıp, ateşini bir ebeveyn tecrübesiyle ölçtü. Çocuğa biraz su içirdi. Öksürük devam edince onu balkona çıkarıp temiz hava almasını sağladı. O da yetmedi, çocuğun ailesini arayıp durumu anlattı. Çocuk için çok endişelendi hatta çocuğun anne ve babasıyla çocuğu götürdüğü hastanede buluşup çocuğa dair iyi bir haber bekledi. Onlarla birlikte doktoru dinledi.
Başka biri, arabasıyla işe giderken yolda lastiği patlamış birini gördü durdu. Arabadan indi. Önce, iyi misiniz diye sordu. Sonra, yardım çağırdınız mı, dedi. Bir toplantım var gitmeliyim ama önce sizin için yardım çağırayım.
Onlar; 11 Eylül saldırılarında vahşice öldürülenler için de üzülürler Kudüs’te vurulanlar için de, Kanada’da öldürülüp okul bahçesine gömülen çocuklar için de, İstanbul’da patlayan bombalarda paramparça olan insanlar için de. Merhamet doludur kalpleri. Nerede bir haksızlık görseler sızlar yürekleri.
Haklarında yüzlerce sayfa yazılabilecek "iyi' insanlar onlar. Kimisi Türkiye’de kimisi İngiltere’de kimisi Uganda’da kimisi Japonya’da kimisi Amerika’da... yaşıyorlar. Kimisi Müslüman kimisi Hristiyan kimisi Musevi kimisi Budist kimisi de belki hiçbir şeye inanmayan. Ama hepsi gerçekten “insan”. Dünyanın merkezine kendini koymayan, paylaşan, paylaştıkça büyüyen ve çoğalan. Başka insanların yaralarını da kendi yarası gibi sahiplenen. Başka insanların mutluluğuyla da kendi mutluluğu gibi heyecan duyan.
Yorumlar
Yorum Gönder