Ormanlarımızı kim yaktı?

 



Brezilya Devlet Başkanı Bolsonaro, ünlü aktör Leonardo DiCaprio’yu Amazon ormanlarındaki yangını finanse etmekle suçladı. Deutsche Welle Türkçe ve pek çok haber kaynağından gelen haberlere göre; Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro söz konusu yangınların çıkarılması için Brezilya’daki sivil toplum örgütlerine para vermekle itham ettiği Dünya Doğayı Koruma Vakfının (WWF), DiCaprio’dan 500 bin dolar bağış aldığını öne sürdü. Bolsonaro, başkanlık konutunun önünde yaptığı açıklamada: “Bu Leonardo DiCaprio havalı bir adam, öyle değil mi? Amazon’un yakılması için para veriyor” Dedi.

 

Bolsonaro, DiCaprio’nun WWF’nin Brezilya’da yangınlarla mücadele için kurulan sivil toplum kuruluşları bünyesinde görev yapan itfaiyecilere, ülkedeki ormanları yakmaları ve ardından da daha fazla bağış elde edebilmek için görüntüler kaydetmelerini söyleyip para verdiğini iddia etti.

 

DiCaprio, bu suçlamalar üzerine yaptığı açıklamada Bolsonaro’nun iddialarını yalanladı ve “Desteklenmeye değer olmalarına karşın, hedef alınan bu dernekleri finanse etmedik.” dedi. WWF de DiCaprio’dan hiçbir bağış almadığını duyurdu.

 

DiCaprio’nun kurduğu Earth Alliance Derneği, Temmuz ve Ağustos aylarında peş peşe çıkan yangınların ardından Amazon Yağmur Ormanlarının korunması için 5 milyon dolar yardım vaadinde bulunmuştu. Bu konuyla ilgili son olarak, Brezilya Devlet Başkanı Bolsonaro’nun ünlü aktöre: “Başkalarının maşası” dediğini de aktarmalıyım.

 

Haber gündeme bomba gibi düşmeliydi ama öyle olmadı. Hollywood ve gizli işler bağlantısı hiç gündeme gelmedi. Sanki tüm dünya derin bir uykudaydı. Oysa, bir devlet başkanının boş ve altı doldurulmamış bilgilerle açıklama yapmayacağını hepimiz tahmin edebiliriz. Belli ki Brezilya Devlet Başkanı Bolsonaro’nun kulağına birtakım bilgiler gelmiş ama bilgilerin doğruluğu ispatlanamamış.

 

Şimdi birlikte düşünelim, boşlukları dolduralım ve uyuyanları uyandıralım. 2021 yılında yanan sadece Yağmur Ormanları değildi. Dünyanın pek çok ülkesinde de ormanlar yandı ve Türkiye de bu gruba katıldı maalesef. 

 

Hatırlar mısınız, 2015 yılında, ünlü aktör Hugh Jackman birkaç gösteri için İstanbul’a geldi. Gelir gelmez yaptığı açıklamalarla: “Ben bir Osmanlıyım!” Dedi. Bununla da kalmadı: “Babam her zaman bana bir Osmanlı olduğumu anlatır. Çok eskiden dedemler Sakız Adasında yaşıyorlarmış ama savaşlar sebebiyle Avustralya’ya göç etmişiz.” Dedi. Kendini Türk gibi hissettiğini söyleyen bu ünlü adam, sanki bilmediğimiz şüpheli işler peşindeydi.

 

30 Mayıs 2015 tarihinde, Zorlu Performans Sanatları Sahnesindeki "An evening with Hugh Jackman" adlı  gösteriyi izledik. Ceketine iliştirdiği nazar boncuğuyla çıktı sahneye. Sabahları yatağın sağ tarafından kalktığını söyledi. Sahnede Türk kahvesi içti, seyircilerden birine fal baktırdı. Yaklaşık üç saatlik gösteri boyunca, gerçek bir Türk olduğunu ispatlamaya çalışıyor gibiydi.

 

Gösteriler bitince “Osmanlı torunu Jackman” Amerika Birleşik Devletlerine geri döndü ve bizi unuttu. 2015 yılında ve sonraki yıllarda bu ülkede bombalar patladı, terör saldırıları oldu, depremlerle sallandık… yüzlerce insan öldü.  Pek iyi kalpli Jackman, 2016 yılında gerçekleşen Fransa’daki terör saldırısında ölenler için eşiyle birlikte bir tweet yazdı ve üzgün olduklarını söyledi. Maalesef, çok aktif kullandığı sosyal medya hesaplarından bir kere bile Türkiye’de yaşanan kötü şeyler için üzgün olduğunu, bizim için dua ettiğini ya da buna benzer bir şeyler hiç yazmadı. Hiçbir röportajında bu konulara değinmedi. O günlerde, bu adamın kim olduğu ve ne yapmaya çalıştığını merak ettim. 

 

Geçen yaz mevsiminde, Amazon Yağmur Ormanları gibi bizim ormanlarımız da günlerce alev alev yandı. Osmanlı soyuna tabi olduğunu iddia eden Jackman, acımızı görmedi ve hissetmedi. Belki de Brezilyalılara hoş görünmeye çalışan Leonardo DiCaprio gibi o da bizi seviyor gibi görünerek aslında öldürüyordu belki.

 

Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun açıklamalarını okuyunca, DiCaprio ve Jackman kafamda birleşti. Acaba, Bolsonaro’nun dediği gibi Hollywood yıldızları başkalarının maşası mıydı ve eğer öyleyse maşaların sahipleri kimlerdi?

 

Birkaç teori kurunca savaşların, terör eylemlerinin hatta kutuplardaki erimenin bile birileri tarafından tetiklendiğini düşünmeye başladım. Deniz suyuna katılan bir madde, buzullarda erimeyi başlatmış olabilir. Acaba bu iş için kutuplara hangi ünlü adamı gönderdiler… Chris Evans olabilir mi… Hmm o şu günlerde Buzz Lightyear ile uzaya gitti… Başka biri görevlendirilmiş olmalı. (Şaka)

 

Keşke dünyamız her günü mutlu yaşadığımız bir adres olsaydı. Savaş, yangın, komplo gibi sözcükler hiç bilinmeseydi ve hep dost olabilseydik. Şarkılar söyleseydik, dans etseydik; hep gülseydik. 

Yorumlar

  1. Gerçekten gözlerim kapalı dünyayı izlediğimi farkettim:Küresel ısınma, hava kirliliği,yangınlar....Dünyamız yok ediliyor,biz hala izliyoruz?Sonunu beklemesek mi? Kalemine sağlık Sinem'ciğim.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kurtarın o çocukları

İlk öğretmenime sevgiyle

Rüyalar gerçek midir